"
Bursa kent merkezinde, Atatürk Caddesi üzerindedir. Çok ayaklı cami şemasının en klasik ve anıtsal örneği sayılır. I. Bayezid tarafından 1396-1400 yılları arasında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı cami yaklaşık toplam 5000 metrekare boyutlarında olup 20 kubbe ile örtülüdür. Sekizgen kasnaklara oturan kubbeler mihrap duvarına dik beş sıra halinde dizilmiştir. Kasnaklar mihrap ekseni üzerindekiler en yüksek olmak üzere, yanlara doğru gidildikçe her sırada daha alçak düzenlenmiştir. Düzgün kesme taşlarla inşa edilmişkalın beden duvarlarının masif etkisini hafifletmek için cephelerde her kubbe sırası hizasına gelmek üzere sağır sivri kemerler yapılmıştır. Her kemerin içinde iki sıra halinde ikişer pencere yer alır. Bunların gerek biçimleri, gerek boyutları her cephede farklıdır. Son cemaat yeri bulunmayan yapının kuzey cephesinde, köşelerde iki minare vardır. Minarelerin ikisi de beden duvarına oturmaz, yerden başlar.
Batı köşesindeki minare I. Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Sekizgen biçimli kürsüsü bütünüyle mermerden, gövdesi tuğladandır. I. Mehmet’in yaptırdığı söylenen doğu köşesindeki kare kürsülü minare, caminin beden duvarından da 1 m kadar ayrıktır. Şerefeler her iki minarede de aynı olup tuğlalı mukarnaslarla bezelidir. Kurşun kaplı külahlar 1889′daki yangında ortadan kalkınca, bugünkü boğumlu taş külahlar yapılmıştır.Türk islam dünyasının en eski camilerinden birisi ulu camiidir.Evet başlıkta doğru yazıyor. Ulucami kapalı namaz kılma alanı bakımından Türk Tarihinde yapılan en büyük camidir. Hemen aklınıza Süleymaniye, Sultan Ahmet gelebilir. Fakat o camilerin büyüklüğü duvarlarla çevrili avlu alanlarıyla birliktedir. Ayrıca o camiler tek ve çok yüksek bir kubbe ile örtülü olduğundan çok geniş bir bir alanı varmış izlenimi verir. Bursa Ulucami ise çok kubbeli ve alçak tavanlıdır. Minber bütünüyle kainatı sembolize ediyor. Minberin giriş kapısının üzerindeki kitabede altın yaldızla Osmanlıca olarak, ‘Yıldırım Beyazıt Han tarafından hicri 804 (miladı 1402) yılında yaptırılmıştır’ ibaresi yer alıyor. Sarmaşık motifleriyle süslü olan tırabzanların sağ çıkış ikinci kolonu üzerinde süsleme motifine uygun sülüs tarzda yazılmış, Devaklı Abdülaziz oğlu Mehmet işi ibaresi dikkat çekiyor. Sanatkarın bu imzası son yıllarda fark edildi.Minberin doğu cephesinde, biri dar dikdörtgen, diğeri alanı daha geniş üçgen biçiminde, bir diğeri en altta şerit halinde uzanan taşıyıcı dolap serisi banko olmak üzere birbirine bitişik üç kompozisyon alanı bulunuyor. Üçgen ve dikdörtgen yüze ikisi birlikte Güneş Sistemi’nin kabartma formlarla işlendiği bir alan var. Gezegenlerin her biri yörünge hareketleriyle birlikte küresel kabartma motifler halinde Güneş’e olan uzaklık ve aralarındaki büyüklük karşılaştırmaları da verilerek olması gereken yerlerde. Bursa ulucami diğer camilarden ayıran diğer bir özellik ise caminin tam ortasında şadırvanın olması.
Bursa’nın en önemli tarihi eserlerinden biri olan Ulu Cami’nin duvarları ve direklerindeki hat sanatının mükemmel örnekleri olan muhteşem tablo ve duvar yazıları, burayı adeta “Bir hüsn-i hat sergisi” haline getirmiştir. Zafer İhtiyar’ın Kaynak yayınlarından çıkan “Bir Hüsn-i Hat Sergisi Bursa Ulu Cami” adlı eseri, mabedde bugün mevcut olan hüsn-i hat eserlerini fotoğraflarla tespit edip okunuşu ve manası ile birlikte tanıtmaktadır…
04.05.2006 Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti Bursa’nın en önemli tarihi eserlerinden biri Ulu Cami, asıl adı ile Cami-i Kebir, dördüncü Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid (Hükümdarlık devresi:1389-1402) tarafından yaptırmıştır. Yıldırım Bayezid, Haçlılarla yaptığı 1396 yılındaki Niğbolu Savaşı’nda galip geldiği takdirde yirmi cami yaptırmayı adamıştır. Savaşı kazandıktan sonra da elde ettiği ganimetlerle niyetini yerine getirmek istemiştir. Yıldırım’a, aynı zamanda damadı olan, Bursa’nın manevi büyüklerinden Emir Sultan Hazretleri yirmi cami yerine yirmi kubbeli bir tek cami yaptırmasını tavsiye edince bu teklif doğrultusunda Türkiye’deki Ulu Camilerin en büyüğü yaptırılmıştır.
Ulu Cami’de dikkati çeken ilk husus mekan büyüklüğü ve ihtişamdır. Üç dönümden fazla bir arazi üzerine kurulu bu ulu mabed 7-8 bin civarında cemaat kapasitesine sahiptir. Caminin ortasında camekanlı bir kubbenin altında kocaman bir şadırvan bulunmaktadır.
Şu an Ulu Cami’de yirmi bir kadar hattatın kaleminden 45’i levha 87si duvar yazısı olmak üzere 132 yazı bulunmaktadır. Bu yazılarda ise 3 adet sure, 3 ayrı tarzda Ayete’l-Kürsi, 47 âyet, 14 hadis, 25’ten fazla tesbih sözü, Esma’ül-Hüsna yazıları, Allah(cc), Muhammed(sav) ve İslam büyüklerinin isimleri, 2 adet şiir, 3 tane de beyit vardır.
Zafer İhtiyar’ın Kaynak yayınlarından çıkan “Bir Hüsn-i Hat Sergisi Bursa Ulu Cami” eseri, Ulu Cami’de bugün mevcut olan hüsn-i hat eserlerini fotoğraflarla tespit edip okunuşu ve manası ile birlikte tanıtmaktadır.
İki bölümden oluşan kitabın ilk kısmında, tarihçesi, mimari özellikleri, çevresi hakkında bilgi yer almakta ayrıca hat sanatı ve yazı çeşitleri hakkında kısa ve özlü bilgiler verilmektedir.
İkinci bölümde ise şadırvanın yanından başlanarak Ulu Cami’de bulunan bütün yazı ve levhalar tanıtılmıştır. Adeta Ulu Cami’de gezi yapılıyormuşçasına içeriden belli bir güzergahta tanıtıma devam edilmiş zaman zaman da manalarla ilgili kısa ve çarpıcı yorumlar yapılarak muhtevaya zenginlik kazandırılmıştır.
Caminin içinde yer alan bütün yazılar, rastgele seçilmemiş, hayatımızın her anını inancımız doğrultusunda, düzenleyici, kuşatıcı, eğitici bilgi ve mesajlarla doludur. Bu boyutuyla, ulu mabede ibadet için gelenler iç huzuru bulmanın yanında hayatlarına mana kazandıracak ayet ve sözleri okuyarak bilgi ve görgü kazanmış oluyorlar.
Kitapta Ulu Cami’nin tanıtımı Mehmed Muhyiddin Üftade hazretlerinin Ulu cami için yazdığı bir beyit ile noktalanmaktadır: “Ey büyük cami veya ey büyüklerin toplandığı yer. Seni gece ve gündüz ziyaret edenlere müjdeler olsun.”
Bir önceki panorama mız olan Yavuzlar Mobilya başlıklı panorama mızda İnegöl Mobilyası ve Klasik Koltuk hakkında bilgiler verilmektedir.
Ulucamiyi böylesine muhteşem halinin panoramik olarak gezmek harika bir şey, hele minareden bursaya bakmak bambaşka