3dbursa

Omena Cerrahi Merkezi

Kükürtlü Mh. Oulu Cd. Oylum Gökberk Sitesi F Blok D:2 16080 BURSA 0224 233 4353

Omena Cerrahi Merkezi – Bursa Meme Guartr Cerrahi Merkezi

Omena Cerrahi Merkezi, Bursa Meme Guartr Cerrahi Merkezi, Geliştirdiği sistemin tespiti sayesinde meme kanseri cerrahisinin en önemli bölümünü oluşturan koltuk altı lenf bezi çıkarılması veya örneklenmesi yöntemleri geliştirilmiştir.

MEME HASTALIKLARI

1.İYİ HUYLU MEME HASTALIKLARI

a.FİBROADENOM
Bursa Meme Guartr Cerrahi Merkezi Meme kistlerinden sonra memenin en sık görülen hastalığıdır.Kanser değildir ve kansere dönüşmez.Ergenlik döneminde ve genç kadınlarda daha sık görülür. Fibroadenomlar iyi huylu meme tümörleri olup yaygındırlar ve çoğu zaman elle hissedilemeyecek kadar küçüktürler. Yine de zaman zaman birkaç santimetre çapındaki büyüklüklere ulaşabilirler. Fibroadenomalar hem glandular hem de stromal dokulardan oluşabilir ve genelde 20 – 30 yaş arasındaki kadınlarda görülürler. Genellikle 2-3 cm. çapındadırlar; nadiren çok büyük çaplara ulaşarak memede asimetriye neden olabilir.Aynı memede birden çok veya her iki memede aynı anda fibroadenomlar olabilir. Muayenede sınırları düzgün, hareketli, sertçe kitleler olarak ele gelir. Kesin tanı için ince iğne aspirasyon biyopsi veya “core needle biopsy” yöntemleri uygulanır. Tedavisi büyük çapta olanlarda, memede asimetriye yol açanlarda ve patoljik inceleme (biyopsi) sonucunda gelen rapora göre gerekli görüldüğünde cerrahi olarak çıkartılmasıdır.

b.MEME KİSTLERİ
Bursa Meme Guartr Cerrahi Merkezi Memede en sık görülen sorundur ve memedeki sıvı dolu kitleleri ifade eden bir tanımdır. Daha çok 30 yaş ile menapoz arası dönemdeki kadınlarda görülürken tek bir kist olabileceği gibi birden fazla ve farklı çaplarda kistlerden oluşan kist kompleksleri şeklinde de görülebilirler. Kistlere neden olan etkenler hakkında net bir bilgi olmamakla birlikte , kadının hormonal döngüsü ve meme kistlerinin oluşum arasında bağlantı olduğu genel bir kanıdır.
Kistler sıklıkla memenin üst-dış kadranında yer alır ancak tüm meme dokusunu etkileyebilir ve her iki memede aynı anda şikayetlere neden olabilir. Genelde şikayetler kitle hissi ve meme ağrısı (mastalji-mastodini) şeklindedir. Kanserle ilişkili olmamakla birlikte meme kistleri büyüme değişme yönünden izlenmelidir ve büyüme değişme gözlendiğinde veya hastayı rahatsız edecek büyüklükte olan kistler ultrason eşliğinde boşaltılmalı ve alınan örnekler patolojik incelemeye gönderilmelidir.

c.DUKTAL EKTAZİ
Bursa Meme Guartr Cerrahi Merkezi, 
Meme başı akıntısı şikayetiyle başvuran hastalarda sıkça karşılaşılan bir durum olan duktal ektazi meme başının altındaki süt kanallarının genişlemesidir. Meme muayenesi sırasında meme başı altında sertçe bir kitle olarak ele gelebildiği gibi, sadece açık renkli , sıvı kıvamda akıntı şikayetine de neden olabilir. Duktal ektazi , oluşturduğu şikayetler ve yarattığı kitle hissi nedeniyle kanser bulguları ile benzeşmekte olup, ultrason eşliğinde değerlendirilmeli ve eğer şikayetlerde artış olursa cerrahi yöntemle çıkarılması gerekebilir.

 MEME KANSERİ
a.ANATOMİ
Bursa Meme Guartr Cerrahi Merkezi Meme 2. ve 6. kaburgalar arasında göğüs ön duvarında yerleşik aksesuar bir organdır. Bebeğin emzirilmesi görevini üstlenir. Meme dokusu ayrı kanallar sistemi içeren 15-20 bağımsız bölümden oluşur. Bağımsız bölümlerin her birinin arasında destek dokuları, lenf yolları , yağ dokusu ve damar sinir paketleri bulunur ve her bir süt kanalı ayrı bir yolla meme başına açılır.
Meme göğüs ön duvarında yerleşmiş bir organ olduğundan yerçekimi etkisine ve gerekse de vücudun hormonal etkileşime bağlı olarak hayat boyunca değişime uğrar. Değişiklikler ve memenin şekillenmesinde büyüme hormonları ve faktörleri , ergenlikle birlikte de östrojen ve progesteron etkisiyle meme dokusunda büyüme ve olgunlaşma , dolayısıyla süt üretmeye hazırlık başlar. Meme 13-17 yaşları arasında süt vermeye hazır hale gelir. Süt vermeye hazır hale gelen memeden sütü salgılatan ise prolaktin hormonudur.
Hormonlar etkisiyle hayat boyu değişim gösteren meme dokusunda adet görmeye başlamayla beraber aylık değişimler de başlar. Adet öncesi yükselen hormon etkisiyle meme dokusu gerilir, adet süresince hissedilen dolgunluk hissi oluşur. Doğum sonrası ve menopozla birlikte memede yağ dokusu artar ve bu şikayetler gözle görülür bir şekilde azalır.
Meme kanseri bu anlatılan süt bezleri sistemi veya sütü taşıyan kanalcıklardan köken alır. Meme kanseri açısından meme dokusu ile birlikte anlatılması gereken bir başka sistem de memenin bağışıklık sistemini oluşturan lenfatik sistemdir. Meme lenf sistemi meme dokusundan topladığı lanfatik sıvıyı koltuk altı lenf bezlerine taşır, çok az bir kısmını da göğüs boşluğunda yeralan lenf bezlerine taşır.
Bu sistemin tespiti sayesinde meme kanseri cerrahisinin en önemli bölümünü oluşturan koltuk altı lenf bezi çıkarılması veya örneklenmesi yöntemleri geliştirilmiştir.

Rastlanabilecek meme kanseri tipleri arasında :
-Invaziv Duktal Meme Kanseri
-Invaziv Lobüler Meme Kanseri
-Memenin Paget Hastalığı
-Tübüler Kanser
-Kribriform Kanser
-Medüller Kanser
-Müsinöz Kanser
-Apokrin Karsinom
-Mikropapiller Kanser
-Metaplastik Kanser
-Yağdan zengin Karsinom
-Nöroendokrin Karsinom
-Inflamatuar Karsinom
-Malign Filloid Tümör
-Sarkomlar
-Meme Lenfoması

e.TANI
Meme kanseri tanısını koyabilmek için kadınların meme kanserinin kendileri için ciddi bir risk olduğunu bilerek düzenli takip altında olmaları ve bu bilinçle kendi vücutlarını tanımaları önemlidir. Meme kanseri tanısında dünyada en önemli hedef meme kanserini önlemek değil erken teşhis edebilmek ve riski yüksek olguları yakından takip etmektir.

40 yaş üzerinde meme kanseri riskinden bağımsız her kadın yılda en az bir defa düzenli olarak ve mümkünse aynı merkeze veya doktora muayene olmalıdır. Meme kanseri konusunda bilinçli olan ve hiçbir şikayeti olmadan meme cerrahisi ile ilgili bir merkez veya doktor tarafından takip edilen kadınların büyük kısmının meme kanserinden ölmedikleri ve memelerini kaybetmedikleri bilimsel verilerle gösterilmiştir.

Meme kanserine , günümüz teknolojileriyle büyük ölçüde kolaylıkla tanı konulabilmektedir. Ancak tüm bu tanı ve tarama yöntemlerinin uygulanabilmesi için olgunun meme kanseri konusunda bilinçli olması ve başvurduğu merkez tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Meme kanseri erken tanısında en önemli nokta kişiye özgü takip programının çıkarılmasıdır.

Bursa Meme-Guartr Cerrahi Merkezi, Mamografi: Meme kanseri tanısında Mamografi, etkili bir tarama yöntemi olup mutlaka fizik muayene ve gereğinde ultrason eşliğinde muayene ile desteklenmektedir. Bilimsel veriler ışığında meme kanseri tanısında tarama yöntemi ve mikrokalsifikasyon gibi kanser belirteci bulguları verebilmekte ancak tek başına meme kanseri tanısı koydurucu bir yöntem değildir. Genç ve meme dokusu yoğun kadınlarda mamografi yetersiz kalabilmektedir.

f.TEDAVİ
Omena Cerrahi Merkezi Meme kanserinin tedavisi , planlı bir süreç olup birden fazla tıbbi disiplinin bir araya gelerek üzerinde hastayla beraber uzlaşarak yürütülmesi gerekir. Meme kanseri tanısı aldıktan sonra olgu, bu multidisipliner takım (meme cerrahı, plastik ve rekonstrüktif cerrah, medikal onkolog, radyasyon onkologu, meme hemşiresi, gereğinde fizyoterapist ve uzman psikolog) ile birlikte tanısı ve hastalığın evresi konusunda tartışılır. Hasta için en uygun tedavi seçenekleri hazırlanır ve hastanın önüne sunulur. Hastanın onayı alındıktan sonra hastalığın evresine göre genellikle ilk olarak bölgesel tedavinin ilk basamağı olan cerrahi işlem uygulanır. Cerrahi işlem olarak çok farklı seçenekler vardır. Memenin tümü ve koltuk altı lenf bezleri alınabileceği gibi, meme dokusunun bir kısmı ve sadece koltuk altı lenf bezlerinden örnekleme yapılarak da cerrahi işlem uygulanabilir. Son yıllarda güncel olarak uygulanan bir başka seçenek de hastanın talebi doğrultusunda planlanan ve hastanın ameliyat salonundan meme görüntüsüyle çıkmasını sağlayan onkoplastik cerrahi yöntemleridir.

Omena Cerrahi Merkezi Olgu meme ameliyatı aşamasını geçtikten sonra diğer tedavileri uygulanmak üzere medikal onkolog ve radyasyon onkologu tarafından takibe alınır. Ancak meme kanseri tedavisinde unutulmaması gereken en önemli konu ise tariflenen tedaviler uygulandıktan sonra olgunun bilimsel veriler ışığında planlı takibe alınmasıdır. Meme kanserli olgunun takibi , tedavinin en öneli parçasıdır. Cerrahi tedavi ve radyoterapi (ışın tedavisi) hastalığın bölgesel kontrolünü , kemoterapi ve hormonoterapi ise hastalığın sistemik kontrolünü sağlar.

Tüm bu bilgiler ışığında , hastanın önüne seçenekler sunulur ve hastanın kendi tedavisi ve takibi konusunda plana katılması sağlanır.

Meme kanseri

Meme kanseri tanısı ancak ve ancak ultrason veya diğer görüntüleme yöntemleri yardımıyla yapılan biyopsiler (patolojik inceleme) sonucu konabilir.

Meme Ultrasonografisi: Meme kanseri tanısında etkili bir radyolojik incelemedir, kitlelerin yapısını (kistik veya solid) değerlendirmede ve biyopsi yöntemlerini uygulamada etkili yardımcı bir tetkik yöntemidir.

Omena Cerrahi Merkezi Meme MRI (Manyetik Rezonans İncelemesi): Meme dokusundan zengin ve genç olgularda meme dokusunu değerlendirmede kullanılır. Ancak bir tarama yöntem olmayıp sadece seçilmiş olgularda uygulanmalıdır.

Meme İnce İğne Biyopsisi: Meme kanseri tanısını koymada , deneyimli sitopatolog işbirliğiyle , kolay uygulanan ,ağrısız ve komplikasyonu çok az olan yöntemdir. Ancak uygulama , mutlaka yardımcı bir görüntüleme yöntemi eşliğinde (ultrasonografi gibi) uygulanmalıdır.

Omena Cerrahi Merkezi Bursa Meme Guartr Cerrahi Merkezi Kalın iğne (kor) biyopsisi: İnce iğne biyopsisinden farklı olarak daha kalın çapta bir iğne yardımıyla yardımcı görüntüleme yöntemi eşliğinde uygulanan ve tanı değeri oldukça yüksek bir yöntemdir. Patologun daha fazla doku incelemesi ve tanıya hızlı ulaşması için olanak sağlayan bir yöntemdir.

İnsizyonel biyopsi: Meme içerisinde şüpheli bir kitle lezyondan tanı konulması amacıyla ameliyat ile doku örneği alınması işlemidir. Biyopsi teknikleri ve uygulamalarındaki gelişmeler sonucunda kullanımı azalmaktadır.

Omena Cerrahi Merkezi Eksizyonel biyopsi: Meme içerisindeki süpheli kitlenin tümünün ameliyat ile çıkarılması işlemidir. Bu teknikte üzerinde önemle durulması gerekn nokta ise gelecekte uygulanması muhtemel cerrahi işlemleri engellememek ve yara izinin daha az olması için ameliyat kesisi önceden ve dikkatle planlanmalıdır.

Yorum Yap ve Puan Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir